|
30 AĞUSTOS 2006 |
|
Tarihler 10 Nisan 2006'yı gösterirken bir ilimizde web merkezimiz, bölücüleri protesto etmek ve şehitlerimizi anmak adına 10-17 Nisan tarihleri arasında bayrak asmaya davet eden bir kampanya düzenlemişti. Bu kampanyaya götüren süreç için o günlere dönmeniz, Apo posterleriyle polisi taş yağmuruna tutan hainleri, terörist leşine şehidimiz diyenleri hatırlamanız yeterli olacaktır... Maddi yetersizliklerden dolayı ancak üç-dört bin el ilanı dağıtımı yapılan kampanya tam sonuç vermese de asıl önemli olan bu kampanya sonrası gerçekleşen süreçti... 10 Nisan 2006 günü EGM İstihbarattan bir kaç Polis memuru bizimle telefon yoluyla irtibata geçti. Bu gayet normaldi. Çünkü ülke içerisindeki tüm faaliyetlerden bilgi sahibi olmaları şarttır. Biz de vatandaş olarak görevimizi yaptık ve bir pastanede içtenlikle ve en ince ayrıntısına kadar hakkımızda bilgi verdik. Benden biraz önce de bir arkadaşımızı ziyaret eden memur arkadaşlara bu bilgi alımına devam ederlerse hassas olmaları gerektiğini özellikle belirttim. Ancak ilk anda bana karşı gerekeni yaparak nazik bir tavır içerisinde olan EGM İstihbarat, diğer aşamalarda bizi çok şaşırttı. O günler sustuysak bu hiç şüphesiz devletimize olan saygımızdandır. Bu arada tesadüf olsa gerek; çeşitli takibatlar vardı. Mesela şahsi bilgisayarıma musallat olan hacker arkadaşla hiç uğraşmadım. Olur ya dedik ki belki masaüstünden tıklayıp Nutuk okuyordur(!) da bir faydasını görür. Bu arada çeşitli olaylardan farkettiğime göre e-posta trafiğimizin vs. izlenme altında olduğu ihtimali de kuvvetliydi. Aslında duvarları çift kat alüminyumla kaplatsak hava yastıklı iki metal profil üzerinden bayağı sağlam olurdu ama çok şükür gizli kapaklı işimiz yok. Bunları geçelim şimdilik... Gelelim olayların sonrasına... Emniyet İstihbaratı Kütahya'da eski temsilcimizle görüşmüştü. Görüşme sonrası eski temsilcimiz olan arkadaş; önce "siteyi sorgulayalım şüphelerim var" diye durduk yerde forum sayfamızda bir girişimde bulundu, derhal site içi haber alma sistemimizi devreye sokarak olayı çözdük. İşte zamanında tedbir olarak sitenin çeşitli yerlerinde oluşturduğum basit haber alma düzeneğimizin siteyi sorgulayalım sözlerine aşırı tepkisiyle, temsilci arkadaşımızdan verilen cevap... (Kayıtlarda mevcuttur) adamım polisler gelip bu site İP in sitesi Perinçek'e bağlı bir site dese ve seni soruşturmaya alsa sen ne düşünürsün ha? Öyle orda tuzun kuru diye konuşma emi sen olsan tereddüte düşmez miydin? Bu temsilci arkadaşın, site içi haber almaya attığı özel mesaj... Ayrıca direkt iş yerine gitmelerini ve de direkt değil ima yoluyla bu fikri oluşturduklarını bizimle ilişiği kesilmesine rağmen her zaman yanında olduğum temsilci arkadaşımızın kendisiyle konuşmamızdan ekleyebilirim. Olay sonrası Kütahya'ya gidecektim ama gereksiz olduğunu düşündüm, ilimizdeki EGM istihbarata ulaşalım dedik ve nitekim ulaştık da... Telefonda yarın görüşelim demesine rağmen kaba tabiriyle bizi ekme becerisi gösteren, Türk ahlakına uymayarak sözünde durmayanı bir daha aramam uygun düşmezdi. Söz verildiği vakit sözünde durmamak neyin alametidir?.. Ee kolay değildi soracağım soruları cevaplamak... Bu nasıl araştırma böyle? desem... Ne diyeceklerdi? Acaba verilebilecek bir cevap varmıydı? Ben her zaman şahsıma veya web merkezimize yönelik bir olayda herkesin karşısına çıkacak güce muktedirim çünkü verilemeyecek cevabımız yok! Tüm bunlara artı olarak Denizli temsilcimize telefon edip arkadaşımızın dediğine göre daha sonra ulaşmayarak şüphe oluşturanlar... Ve son olay ve İstanbul temsilcimizi de kaybetmemiz... Arkadaşımızın yanında sanki tesadüfen girmiş gibi web merkezimizin sitesine giren, temsilcimiz ben bu sitenin İstanbul temsilcisiyim deyince siteyi şöyle bir gezip, boşver bu işleri diyen memur arkadaş... Bu polis memurunu da benim yüzüme boşver demeye davet ediyorum. Buyursun gelsin bana aman canım boşverin bu işleri desin! Var mı acaba o yürek? Web merkezimiz, İP, Doğu Perinçek kimdir ki onlardan destek alacaktır ? Biz ki yakın zamanda Türkiye'nin son genel seçiminde ilk 5'e girmiş partilerin birinden, Gn. bşk. yardımcısı nezdinde genel merkezlerine davet almış, ancak ilk aşamada reddederek ve bir ay sonra da şahsına nezaketen bir cevap yazmışız. Bugüne kadar herhangi bir kişi ya da kurumla ilişkimiz olmadığı gibi; görüşme dahi olmamıştır. Ki olsa detayları sitede derhal yer alırdı. Biz insanımıza "hiç bir siyasal parti ve kurumla, tarikat - cemaat vs. tipi yapılanmalarla ilişki içinde olmama sözü verdik". İnsan sözleri ve şerefi için yaşar. Gerisi hikayedir. Şerefsiz bir ömrü ölüme, şerefsiz bir özgürlüğü çileli bir esarete tercih ederim. Bu konuda şunu diyorum; Web merkezimizin adı geçenle ilişkisinden söz edenler... Buyurun dayanağınızı açıklayın. Eğer böyle bir ilişki varsa... Ki yoktur! Boynuma ipimi kendi elimle takıp, sandalyeme tekme vuracak kadar kanım asildir. Eğer ilişkimiz yoksa da aynı asaleti sizden beklemekteyim. Bende bu asalet vardır. Nerden mi? Reşat Beyden! Buyurun Reşat Beyi resmi kayıtlardan tanıyalım...
GELELİM SONUÇ BÖLÜMÜNE 1- Kampanyanın başladığı ilde başlayan bu süreçte bana telefonunu google'dan buldum diyen, eski Denizli temsilcimize ev telefonunu 118'den, oradan da iş telefonuna ulaştık diyen Emniyet İstihbarat'ı mensubu arkadaşlar Diğer temsilcilerimizin iş yerinide mi google dan bulmuşlardır? Neden bu basit havayı vermeye çalışmışlardır? 2- Bana "Sitedeki Atatürkle şeyhin resmini gördüm (Atatürk bölümündeki resimden bahsediliyor) , bakara süresini gördüm (konuşan resimlerdeki), güzelmiş" diye komik zarf atımlarında bulunarak ne elde edilmeye çalışılmıştır? 3- Siteye şöyle bir baktık diyenler, o gün sitedeki istatistiklerin(sayfa gösterimi) sitenin didik didik gezilmiş olduğunu ve bunun da istatistiklere tavan yaptıracağını düşünememişler midir? Ayrıca siteyi gezmelerinin ne sakıncası vardır ki; "şöyle bir baktık" diyerek, tıpkı 1. maddede söylediğim gibi basit bir hava verilmeye çalışılmıştır? 4- Kampanyanın giderlerinin gecelere kadar süren çalışmalarımın karşılığında alın terim olan kazancımla karşıladığımı çok iyi bilen istihbarat yetkilileri, bugüne kadar hiçbir yerden bir kuruş maddi destek almayan, uykusuz gecelerin, temsilcisinden tutun da forumda yazan vatan sevdalılarının çabasıyla bugünlere gelen web merkezimiz aleyhine olarak Kütahya'daki tutumu hangi cesaretle sergilemişlerdir? 5- İlginç tutumlarıyla bizi 3-4 temsilci arkadaşımızdan eden, bilerek veya bilmeyerek(!) daha dogrusu sonuç olarak web merkezimize zarar verenler, benim de "kapatın artık siteyi" diyen çevremdeki pısırık sözde vatanseverlere kulak mı asacağımı sanmışlardır? Yaydan çıkan okun dönüşü olmadığını bilmemektedirler mi? 6- Bu derece raydan çıkan bir araştırma nedeniyle, her an hukuksal bir mücadele başlatabileceğimi, hukukçu genç arkadaşlarla görüş alışverişinde olduğumu düşünememektedirler sanırım. Şahsım, Web Merkezim adına verdikleri zararın bir bedeli olacağını daha da önemlisi bugüne kadar sessiz kaldıysak, sükut lehçesiyle konuşmaya kalktıysak bunun nedeni suyumuz yok, yolumuz yok diye dağa çıkan hainlere inat... Yüzyıl su sıkıntısı çeken ancak vatana hizmet susuzluğu hiç bir zaman bitmeyen çılgın Türklerin soyundan gelmem ve bununla beraber devletime sınırsız saygı ve sevgi geleneğim, bu inadımda etken teşkil etmektedir. Zaman zaman bu tip terslikler olsa dahi, bu sonsuz saygı ve sevgimizi hiç kimse kıramayacaktır, kimse bizi devletimizin hiçbir kurumuyla çatışma içerisine sokamayacak, kurumlar arası çatışmaya alet edemeyecektir! 7- Birilerinin www.hablemitoglu2002.cjb.net 'den bir rahatsızlığı mı söz konusu olmuştur? En güvenilir kurum olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güvenilirlik onayı verdiği bir siteye de sahip olan(www.hablemitoglu2002.cjb.net) web merkezimizin güvenlirliğini sonuç olarak sarsan veya sarsmaya çalışanlar aslında kendilerine zarar verdiklerini, kendi koltuklarını sarstıklarının farkında mıdırlar? 8- Atatürk ilke ve inkılaplarına, O'nun bize emanet ettiği Cumhuriyet'e ve doğal olarak Cumhuriyet'in kurumlarına olan sonsuz saygımızdan dolayı burada bazı olayları atladığımı belirtmek isterim. 9- Web merkezimizle şahsi olarak derdi olanları istedikleri platformda tartışmaya, kurumsal olarak derdi olanları da ilgili mahkemelere - bağımsız yargı önünde hesaplaşmak üzere - davet ettiğimi buradan açık ve net olarak belirtmek istiyorum. 10-HER KARIŞ TOPRAĞI AZİZ ŞEHİT KANIYLA SULANAN BU CENNET VATANIN ALEYHİNE OLMAK ÜZERE, ATATÜRK İLKE VE INKILAPLARI DOĞRULTUSUNDA KENDİLERİNE VERİLEN YETKİLERİ AHMET, MEHMET, FETULLAH vs. İÇİN KULLANAN ŞAHIS veya KURUMLAR VARSA, VAKTİ GELDİĞİ ZAMAN ATATÜRKÇÜ GENÇLİK, BU ŞER ODAKLARINI ETKİSİZ HALE GETİRMEYE MUKTEDİRDİR. ![]() Günü Yaşamak, Günübirlik Yaşamamak Temennisiyle... *** Web Merkezi Adına / www.hablemitoglu2002.cjb.net Yönetimi |