ÖRNEK OLAY: A.Ü. TÜRK İNKILÂP TARİHİ ENSTİTÜSÜ

Dr. Necip Hablemitoğlu / KÖSTEBEK / www.hablemitoglu2002.cjb.net

    
Kadrolaşmaya tipik bir örnek olmak üzere, sadece Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü'ne kayıtlı öğrenci sayısı, 1985-86 Öğretim Yılı itibariyle 462'ye ulaşmıştır. Bir bölümünün iki ya da üç yıllık yüksekokul, enstitü mezunu olup dört yıllık lisans eğitimini tamamlamadıkları; bir bölümünün ilgisiz alanlardan mezun oldukları; kimi öğrencilere ise -eğitim süresi dahil- üç ay gibi kısa sürelerde diploma verildiği sabit olan sözkonusu Enstitü'de, kimi eski yöneticiler, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmışlardır. Başta üniversiteler olmak üzere, T.S.K., Diyanet, TRT, MEB gibi stratejik kurum ve kuruluşlarda kadrolaşmayı amaçlayan ve bu doğrultuda akademik "ünvan dağıtan" öncüler, ülke çapındaki tüm üniversitelerde açılan Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüleri ve de Atatürk Araştırmaları Merkezleri'ni elegeçirme savaşımına girişmişlerdir. Nedenine gelince, bu birimler, üniversitelerde tek ideolojik propaganda-politika yapılabilen "Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi" dersinin yürütülmesinden sorumludurlar. Bu ders, dinamik yönüyle, sadece dünü değil, bugünü ve yarını da içine almaktadır. Bir başka ifadeyle, devletin resmi ideolojisinin aktarıldığı; karşı ideolojinin bir tehdit olarak sunulduğu; Atatürk ilke ve devrimlerinin benimsetilmesi olduğu kadar; bu ilke ve devrimlere düşman olan iç-dış odakların teşhir edildiği bir dersi, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı kimi kadrolara verdirmek gibi bir olguyla karşılaşılmıştır. Normalde, her türlü şeriatçı ve bölücü yapılanmalara karşı üniversite öğrencilerini bilinçlendirecek Atatürkçü akademisyenlerin tasfiyesi sonucunda, yerlerine gelen fethullahçıların, bu defa öğrencileri hangi yönde bilinçlendirecekleri (!) bir kara mizah olarak Y.Ö.K.'nun "başarı hanesine" yazılmıştır. Tabii olan, 1982'den bu yana zihinsel tasalluta uğrayan ve her biri birey yerine müride dönüşen yüzbinlerce Türk gencine, ailelerine ve devletimizin geleceğine olmuştur.

İşte, kadrolaşmada hedef akademik kurumlardan, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü'nde "Doktor" ünvanını almış bir mezunun yazdıkları!.. Hiç yorumsuz:

"... Son yıllarda yaptığı hayırlı işler dolayısıyla Türk ve dünya kamuoyunun yakından tanıdığı Fethullah Gülen; fikirleri, düşünceleri ve yapılmasına vesile teşkil ettiği hayırlı işler dolayısıyla toplumumuzda çok geniş bir kesimin sevgi ve saygısını kazanmış yukarıda izah ettiğimiz gelişmiş beyine sahip mümtaz bir kişidir.

... 45 yıldır ülkemizin aktif yönetimini üstlenen Sayın Süleyman DEMİREL ile Sayın Bülent ECEVİT'in Fethullah GÜLEN hakkındaki övgü dolu sözleri ciltlere sığmaz. Sadece bu iki kişinin medyada çıkan güzel sözleri biraraya getirilse 24 bölümlük dizi film olur. Kısacası bize göre Fethullah Gülen; kamuoyumuzun yakından tanıdığı kalbi vatan aşkı ile dolu, Türk Kültürüne aşık, örnek bir müslüman, gönlü insan sevgisi ile dolu, insanlar arasında barış, hoşgörü ve sevgiyi daima ön planda tutan bir gönül insanıdır. Bu özellikleri ile dünya insanlığının da yakından tanıyıp izlediği bir sevgi adamıdır. Toplumun dinamiklerini ayakta tutan ve insanlar arasındaki birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştirecek örnek insanları bulup çıkartmak ve onlardan yönetimin her alanında yararlanmak devletin temel görevidir.

... Nitekim, herkesin gözü önünde ceryan edecek yargı süreci sonunda, ülkemizde çete oluşturarak devleti yıkmayı düşünebilecek en son kişilerden biri olduğunu değerlendirdiğim Fethullah GÜLEN muhtemelen beraat ederek aklanacaktır. Sonunda kendisini sevenler ve sayanların sayısı artacaktır.

Sonuç olarak; Bu yazı Fethullah GÜLEN'i övmek için kaleme alınmamıştır. Sadece bu tutuklama kararı konuya ilişkin fikirlerimizi açıklamamıza vesile teşkil etmiştir. Ayrıca Fethullah GÜLEN'in bizim güzel sözlerimize ihtiyacı da yoktur. Gereği de yoktur. O görevini tamamlamış bir insanın huzur rahatlığı içinde toplumun gönlünde yer almıştır. Açılmasına vesile olduğu yüzlerce okuldan yetişen her milletten yüzbinlerce öğrenci insanlığa hizmet için, bilim ve teknoloji aşkıyla yola çıkmışlardır. Onların ve ailelerinin hayır duaları kendisine yeter de artar bile. Burada vurgulamak istediğim konu, Fethullah Gülen'in şahsına yapılan hareket değildir. Binlerce yıllık gelenek ve göreneklerimize karşı yapılan yanlışlığı ortaya koymaktır. Devlet ve millet için faydalı bir şey yapmaya çalışan ve fakat sayıları çok az olan memleket evlatlarının binbir vesile ile yollarının kesilmek istenmesine bir kere daha dikkat çekmek içindir.

Burada yine vurgulayacağım önemli nokta şudur;

Kalbi memleket ve millet aşkı ile dolu, onu yüceltmek ve yükseltmekten başka hiçbir idealleri olmayan gerçek vatanseverleri yıldırmak, korkutmak, kaçırmak ve hizmetten alıkoymak mümkün değildir. Onların verilmiş makam, mevki ve rütbeye ihtiyaçları yoktur. Onlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar milletlerini ve insanlığı aydınlatırlar. Bu bakımdan halkımıza itidal ve soğukkanlılık tavsiye ediyorum. Üzülmesinler. Tasalanmasınlar. Dün; Alparslan Türkeş, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Recep Tayyip Erdoğan, Necmettin Erbakan, Muhsin YAZICIOĞLU, Hasan Celal GÜZEL'ler hapsedildiler. Fakat her defasında eskisinden daha güçlü olarak halkının itibarını kazandılar. Daha iyi hizmet edebilecekleri yerlere geldiler. Yapılan yanlıştır; ama; yapılan yanlışların daima iyilik ve güzelliklerin bir başlangıcı olduğunu kabul etmek gerekiyor. İnanıyorum bu sefer de böyle olacaktır (T.T.K.)" (63).

Yukarıdaki satırların yazarı olan Dr. Tamer Kumkale, sıradan biri değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en kritik yerlerinde (Kara Kuvvetleri İstihbarat, Milli Güvenlik Kurulu T.İ.B. gibi) görev yapmış, bu görevleri sürdürürken de, adıgeçen yerde doktorasını tamamlamış biridir. Albay rütbesindeyken emekliye sevkedilen yazarın, halen Fatih Üniversitesi'nde "Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi" bölüm sorumlusu olduğunu söylemek şaşırtıcı olmayacaktır (64). Bu örneği, aynı Enstitü'de Yüksek Lisans ve Doktora yapan Emniyet mensuplarına da teşmil ettiğinizde, olayın vahameti daha da iyi anlaşılacaktır.

Kaynak: Hablemitoğlu Web Sitesi Yazıları Bölümü / Köstebek