SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA YÖNELİK OPERASYONLAR

Dr. Necip Hablemitoğlu / KÖSTEBEK / www.hablemitoglu2002.cjb.net

    
Kendilerini "Sivil Toplum Cemaati" olarak nitelendiren ve özde Cumhuriyete ve ülke bütünlüğüne karşı tüm kuruluşlarla işbirliği ve dayanışma gerçekleştiren Fethullahçıların, buna karşılık, "hasım" olarak nitelendirdikleri demokratik kitle örgütlerine karşı yürüttükleri "caydırma" ve "imha" politikalarının çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Fethullahçıların, kendilerine karşı ulusalcı-laik kuruluşlarla mücadele konsepti, birbirine bağlı birdizi operasyonu içermektedir:

1. Hasım olarak nitelendirilen kuruluşun, kontrol ya da güdümlerindeki "devlet gücü" ile tanıştırılmasının (!) ilk aşamasında, isimsiz ya da sahte isimli mektup gönderme yöntemine başvurulmaktadır. Bu aşamada, hasım kuruluşun yasadışılığına ilişkin, dezenformasyon kapsamında hazırlanmış çarpıtılmış bilgileri içeren ihbar mektupları, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, T.B.M.M. Başkanlığı ve ilgili istihbarat kuruluşlarına gönderilmektedir.

2. Sistemin işleyişi içinde, yukarıdaki kurumlar, bu ihbar mektuplarının altındaki imzaların gerçek olup olmadığını incelemeksizin, ilgili kurumlara havale etmektedirler.

3. Bir diğer aşamada, T.B.M.M. üyelerinden birine, ilgili Bakanlığın yanıtlaması için aynı çarpıtılmış bilgi ve iddiaları içeren bir soru önergesi verdirilmektedir.

4. Diyelim ki, soru önergesini yanıtlayacak olan İçişleri Bakanı olsun. Bu taktirde, yanıtların yazılması aşamasında, Emniyet Genel Müdürlüğü ve M.İ.T. devreye girmektedir. İşte bu aşamada, Fethullahçı istihbaratçıların aktif katılımının sözkonusu olduğu önesürülmektedir. Böylece, çarpıtılmış bilgiler ve iddialar, "yasal-resmi" bir temele oturtulmuş olmaktadır. Tabii bu arada ihbar mektubunun altındaki imzanın gerçek olup olmadığı hususu, "Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun"un bağlayıcı hükümlerine rağmen gözardı ettirilmektedir (82).

5. Sonraki aşamada, sistemin işleyişi içinde, rutin prosedüre göre Cumhuriyet Savcıları devreye girmektedir. Şayet hasım kuruluş bir dernekse, yoğun-bunaltıcı kontroller, ani baskınlar, binada yasadışı suç unsurlarının bulunması, bunların basına sızdırılması ve kapatılması için dosyanın yargıya intikali gerçekleştirilmektedir. Şayet hasım kuruluş bir vakıfsa, yukarıdaki tüm işlemlere ek olarak, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ve de Maliye Bakanlığı'nın kapatmaya kadar giden yoğun-bunaltıcı denetimleri sözkonusu olmaktadır.

Fethullahçı istihbaratçıların, hasım olarak nitelendirdikleri sivil toplum örgütlerine yönelik operasyonlardan aşağıya alınan iki örnek bile, başlıbaşına devletin kuşatılmışlığı hakkında bir fikir vermeye yeterlidir:

Kaynak: Hablemitoğlu Web Sitesi Yazıları Bölümü / Köstebek