![]() |
|
Dr. Necip Hablemitoğlu / KÖSTEBEK / www.hablemitoglu2002.cjb.net |
| 1) Mahkemenizce verilen karar üzerine savcılık makamı bu kararı uygulamak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne havale etmiş ve birimce arama yapılmıştır. Ancak tüm bu olayların nedeni olan ve Vakıfa gelip görevli olduğunu söyleyen, yürüttüğü ilişki sonucu gizli gizli görüntü kaydeden ve savcılık makamınca yürütülen soruşturmada sanık sıfatı ile yer alan Bayram Özbek adlı kişi de aynı birimde görevli bir memurdur. Yani Bayram Özbek'in de sanık olarak yer aldığı bir hazırlık soruşturmasında, Bayram Özbek'in mesai arkadaşları Çağdaş Eğitim Vakfı'nda arama yapmakla görevlendirilmiştir. 2) Yapılan aramada maalesef savcılık hazır bulunmamış ve görevli memurlar da ne olur ne olmaz zihniyeti ile vakıftaki ilgili ilgisiz ne kadar evrak, belge ve malzeme var ise hepsini almışlardır. Bu durum pratikte vakfımızı kapama noktasına getirmiş bulunmaktadır. Vakıf, fonksiyonlarını yerine getirecek malzemeden ve belge düzeninden yoksun bırakılmıştır. 3) Arama yöntem olarak önce ne var ne yok ortalığa döküp, sonra ayıklama işlemine tabi tutulmak şeklinde yapılmıştır. Bu işlem yaklaşık 7-8 saat gibi bir zaman diliminde gerçekleştirilebilmiştir. Kitaplığımızda vakfa ait olmayan ve bu güne kadar varlığından haberdar olunmayan yedi sekiz adet yasadışı örgüt ismini ve sloganlarını taşıyan trikler çıkmıştır. Yine kitaplıktaki tüm kitaplarımızda ÇEV damgası var iken bu damgayı taşımayan ve yazarının Abdullah Öcalan olduğu görülen iki adet kitap çıkmıştır. Bu kitap ve triklerin vakıfa ve vakıf personeline ait olmadığı ve ilk kez görüldüğü belirtilmesine rağmen, bu husus, tüm ısrarlarımız sonuçsuz kalarak arama tutanağına geçirilmemiştir. Bu hususta muhalefetimizi belirtmek üzere Av. Arif Hikmet Bildik vakıf görevlilerine tutanağı imzalamamayı önermiş, ancak yetkili polislerce o zaman görevlileri gözaltına alırız, diyerek imza atmaya zorlamış ve bu yolla tutanaklar imzalatılmıştır. 4) Yine muhasebe kasası görevli memurlar gelir gelmez açılmış, ne var ne yok masaya konmuş ve yaklaşık 7 saat sonra tutanağa geçilmiştir. Bu durumda kasadan çıktığı söylenen CD, disket, görüntü ve ses kasetleri ve diğer belgeler üzerinde henüz inceleme yapılmamışsa da, bu incelemelerde eğer bir suç unsurunu içeren bir durum varsa bu dahi vakıfa ve çalışanlarına ait olmayacaktır. Bu kadar süre ile dışarıda kalan belge ve malzemenin sıhhatli bir şekilde kayıt altına alındığı söylenemez. 5) Tutanakların bir örneğinin tarafımıza verilmesi yasal bir zorunluluktur. Vakfımızdan yüzlerce, binlerce belge, bilgi ve malzeme götürülmüştür. Ancak şu anda ne alındığı ve nelerin götürüldüğü tarafımızdan bilinmemektedir. En başta arama yapan yetkililer tutanak örneklerini vermek için söz dahi vermişler ve tutanaklar imzalandıktan sonra, tüm ısrarlarımız ve hatta araçllarına kadar peşlerinden koşup istememize rağmen, bu tutanak örnekleri tarafımıza verilmemiştir.Yaratılan bu koşullarda endişelerimiz artmış ve sonradan tutanaklara ilave yapılabileceği dahi tarafımızdan düşünülür olmuştur. Tüm bu koşullarda mahkemenizce verilen arama kararına vaki itirazımız nedeniyle arama kararının iptaline karar verilmesi ve bu karara bağlı olarak vakfımızdan alınan tüm belge, kayıt ve her türlü malzemenin tarafımıza iadesinin sağlanmasını saygılarımızla bilvekale arz ederiz. Çağdaş Eğitim Vakfı Vekilleri Av. Hanefi Altaş - Av. Arif Hikmet Bildik" (126). Yukarıdaki itiraz dilekçesinin hemen akabinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, 24.6.2002 tarihli (Hazırlık No. 2002/1134) kararıyla, fethullahçı istihbaratçıların tüm oyunlarını bozmuştur: "... Toplanan delillere, hazırlık evrakı içeriğine, sanıkların anlatımlarına ve Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre sanıkların yasa dışı PKK adlı örgüte yardım ettikleri hususunda haklarında kamu davasını açılmasını gerekli kılacak yeterli, inandırıcı kesin delil ve emare elde olunamadığından, sanıklar hakkında CMUK 164 ve müteakip maddeleri gereğince TAKİBAT İCRASINA YER OLMADIĞINA ... KARAR VERİLDİ" (127). Bu karar metni, gerçekdışı, iftiraya dayalı düzmece haberi yayınlayan şeriatçı basında yer almamıştır. Her zamanki gibi "çamur at izi kalır" mantığı içinde hareket eden bu kesim, yeni bir iftira ve dezenformasyona dayalı asparagas haber ya da programa kadar suskunluğunu korumaya devam edecektir; tabii tüm bu yalanlar ve iftiralar, mukaddesat, maneviyat, din, ahlâk, şeriat, milliyetçilik, alp-erenlik, hocaefendi (!) ve Saidi Nursi adına... |
| Kaynak: Hablemitoğlu Web Sitesi Yazıları Bölümü / Köstebek |