D.G.M. VE FETHULLAH GÜLEN ÖRGÜTÜ HAKKINDA İDDİANAME

Dr. Necip Hablemitoğlu / KÖSTEBEK / www.hablemitoglu2002.cjb.net

    
Diğer taraftan, Fethullah Gülen'in Ankara 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıyor olması, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce hazırlanan sözkonusu rapordaki istihbarat bulgularının haklılığının ve güvenilirliğinin bir kanıtıdır. Tıpkı, İddianame'de belirtildiği gibi:

"12.04.1991 tarihli 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 nci maddesinde:

Terör, baskı ve cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yollarından biri ile Anayasada belirtilmiş Cumhuriyet niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devleti'nin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemdir" denilmiştir.

Aynı kanunun 7/1 nci maddesinde ise:

3 ve 4 üncü maddeler ile TCK.'nun 168, 169, 171, 313, 314 ve 315 maddeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu kanunun 1 nci maddesi kapsamına giren örgütleri her ne nam altında olursa olsun kuranlar veya bunların faaliyetlerini düzenleyenler veya yönetenler cezalandırılır, denilmektedir.

Fethullah GÜLEN'in oluşturduğu örgüt yukarıda izah olunduğu gibi devletin LAİK YAPISINI YIKMAK amacıyla kurulmuş olup, istişare kurulu, bölge imamları, şehir imamları, semt imamları, ev imamları gibi illegal yapılanmayla bütün ülkeyi bir ağ gibi sarmıştır. Yine bu illegal yapılanmaya bağlı olarak yurt içinde ve yurt dışında legal görünüşlü şirket, okul ve vakıflara sahip bulunmaktadır. Bu legal ve illegal yapılanması ile büyük ve güçlü görünüm arz eden örgüt, halk üzerinde bir manevi cebir ve baskı yaratmaktadır. Bu itibarla örgütün 3713 sayılı kanunun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci maddesi kapsamı içinde ele alınması gerekmektedir. Bu iddianame ile ÖRGÜTÜN BAŞI hakkında dava açılmış olup, örgütün illegal ve legal yapılanması hakkında soruşturma sürdürülmektedir.

XII- NETİCE VE TALEP:

Sanığa isnat edilen suç yukarıda anlatılan delillerle sabit olduğundan, 2845 sayılı kanunun 9 ve 20 nci maddeleri gereğince yargılamasının yapılarak,

Sanık Fethullah GÜLEN'in hareketine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasının 1 nci cümlesi, TCK'nun 31, 33, 40 maddeleri gereğince TECZİYESİNE,

Emanette bulunan suç eşyalarının TCK'nun 36 ncı maddesi gereğince MÜSADERESİNE karar verilmesi kamu adına İDDİA olunur. 22.08.2000" (36).

İddianamade, sözkonusu İstihbarat Bülteni değil, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce hazırlanan -Fethullah Gülen'in aşağıladığı- rapor, kanıt (16 No.lu kanıt) olarak kullanılmıştır. Kaldı ki, İstihbarata Karşı Koyma çalışması içinde, doğruluk ve güvenilirlilik ölçütleri, sunan makamın hiyerarşik sıralamadaki yeri ile doğrudan ilgili değildir. Böyle bir kural ya da teamül sözkonusu değildir. Fethullah Gülen, kendini yargı yerine koyarak, görevini yapan istihbaratçıları zan altında bırakma hakkını ve gücünü nereden almaktadır?

Kaynak: Hablemitoğlu Web Sitesi Yazıları Bölümü / Köstebek